henüz


henüz
(F.)
[ زﻮﻨه ]
ancak, daha.

Osmanli Türkçesİ sözlüğü . 2015.

Look at other dictionaries:

  • henüz — zf., Far. henūz 1) Az önce, daha şimdi, yeni Memleketten henüz dönmüş, avlunun duvar dibinden yine mutfağa doğru yürüyordum. Y. K. Karaosmanoğlu 2) Daha, hâlâ Henüz hareket etmeyen otomobile yaklaştı. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HENÜZ — f. Daha, yeni, şimdiye kadar, ancak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • memede olmak — henüz meme ile beslenmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ayıyı vurmadan postunu satmak — henüz ele geçmemiş bir şey üzerinde hesap yapmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • denizdeki balığın pazarlığı olmaz — henüz elde olmayan bir nesnenin alımı, satımı üzerinde konuşulmaz anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • suyu görmeden paçaları sıvamak — henüz hiçbir belirti yokken veya gereğinden çok önceden hazırlanmaya kalkışmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kavursun — henuz çıkmış kuş kanatı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • tuvun — henuz doğmamış kısrak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • EMRED — Henüz tüyü bitmemiş, sakalı gelmemiş olan genç …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • SABİ — Henüz süt emen çocuk. * Büluğ çağına gelmemiş olan çocuk. * Üç yaşını tamamlamayan erkek çocuk …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük